Mutluluk Nedir? Nasıl Mutlu Olunur? Mutluluk Gerekli midir?

Mutluluk nedir? Bundan yıllar önce mutluluk hakkında düşünür ve her genç gibi mutluluğun formülünü ararken bir anda “aydınlanmış”, aslında mutluluğun hiçte önemli bir şey olmadığına karar vermiştim. Hatta eskiye dönük notlarıma şöyle bir göz attığımda, o vakitler mutluluğa yaklaşımımın düşmanca taraflarını da görmüyor değilim. Bunun sebebini ilerleyen satırlarda açıklamaya çalışacağım.

Mutluluk nedir?

Gerçek mutluluk nedir? Kimine göre sağlıklı bir çocuk yetiştirmek, kimine göre her yaz tatile gitmek mutlu olmak için yeterli görünse de, aslında bu kadar basite indirgenemeyecek kadar derin bir konu bana kalırsa. Çünkü mutluluğun formülü ya da olmadığı gibi, planlı bir mutluluk yoktur. 

Evliliği ele alalım; “en mutlu günümüzde” sözcük öbeğini içeren düğün davetiyelerine bir bakın. Bu davetiyelerin tamamı benim için mutsuzluğu simgeliyor. Hayır, evliliğe karşı değilim ama evlilik sürecinde çekilen sıkıntılar, ailelerin tanışmasıyla zuhur eden gerginlik ya da anlaşmazlıklar hiçte en mutlu gün için hazırlıkmış gibi gelmiyor bana. Borç harç içerisinde başlayan evlilikler, mutluluk değil sıkıntı demektir ve bana kalırsa burada mutlu olunacak bir durum yoktur. Evlilik, huzurlu bir yaşam sürmek için gerçekleştirilmesi gereken bir eylemdir. Böylece, bu uğurda çekilen sıkıntıların bir önemi kalmayacaktır.

Peki bu kadar konuşuyorum da, mutluluk bana göre ne anlam ifade ediyor. “Mutluluk orgazm gibidir, gelip geçicidir. Önemli olan huzurdur, baki kalan bir huzur.” Az önce söylediğim gibi, geriye dönük notlarım arasında rastladığım bir cümle bu. Mutluluk, gelip geçici bir takım olaylar karşısında yüzümüzün normalden daha fazla gülümsemesine sebep olur ve içimizde psikolojik olarak coşku uyandırır. Mutlu olmak, plansız gerçekleşen bir durumdur. Söz gelimi bir kadının sevgilisinden beklemediği bir anda çiçek alması, bir erkeğin aylar önce beğendiği bir saati eşinden hediye olarak alması gibi.

Mutluluğun formülü dendiğinde kafamda hiçbir şey belirmiyor, aynı şekilde mutlu olmanın yolları nedir diye düşündüğümde de öyle. Bana kalırsa planlanarak yapılmış hiçbir eylem mutluluk getirmez, bilerek yapılan her tatmin edici şey “huzurlu olmak” için yapılır. Öyle ki, bir şeyi planlayıp yapmadığınızda mutsuz olmazsınız, huzurunuz kaçar. Sinemaya gitme planı suya düşen birisinin battaniye altında hüngür hüngür ağladığına tanık oldunuz mu? Mutsuzlukta mutluluk gibi, planlanmamış, elimizde olmayarak gerçekleşmiş durumlar karşısında ortaya çıkar. Kimileri buna “mutluluğun yoksunluğunda ortaya çıkan” dese de bana kalırsa halt ediyorlar. İki zıt kutup, birbirinin yokluğunda belirmez, birlikte “vardırlar.”

Sözün özü, mutluluk denen şey, yukarıda da dediğim gibi, “orgazm gibidir, gelip geçicidir.” 

Nasıl Mutlu Olunur?

Küçük bir araştırma yaparak insanların ne denli mutsuz olduğunu görebilirsiniz. Araştırmadan kastım TÜİK ya da AB verileri değil, yalnızca aynı evde kaldığınız, aynı iş yerinde çalıştığınız, aynı okulda okuduğunuz insanlara şöyle bir baktığınızda, gerçekten de ne kadar mutsuz bir toplum olduğumuzu görebilirsiniz.

Mutluluk ve mutsuzlukla alakalı Google araçlarında küçük bir araştırma yaptım. Adwords (kelime planlayıcı) kullanarak Google üzerinden hangi kelimelerin ne kadar arandığını görebilirsiniz. Bu yazıyı kaleme almadan önce, biraz ders çalıştığımı görebiliyorsunuz. Bu araştırmamın sonucuna göre Google üzerinden yapılan aramalarda insanlar “mutluluğun ne olduğunu” ve “nasıl mutlu olacağını” öğrenmeye çalışıyor. 

Kelime Arama Sayısı
mutluluk 33.100
mutluluğun resmi 12.100
mutlu olmanın yolları 6.600
mutluluk nedir 5.400
mutlu olmak 2.400
mutluluğun formülü 1.900

Bu tablo, aylık bazda hangi kelimenin ne denli sık arandığını gösteriyor. Hemen üstteki sonuçlara bakarak bile, en az ayda 61.500 kişinin mutlulukla alakalı araştırma yaptığını görebilirsiniz. Bu kelimeler yalnızca benim seçtiklerim, tabloya almadığım ve arama sonuçlarında görünen bir düzineden fazla konuyla alakalı kelime ya da kelime öbeği aratılmış. En ilginci bana kalırsa “mutluluk nedir.” Çünkü diğer kelime ya da kelime öbekleri “nasıl mutlu olunur” sorusuna yanıt ararken, mutluluk nedir sorusu, mutluluktan bihaber olan bir kesim tarafından sorulmaktadır.

Elbette herkes mutlu ya da mutsuz değil, çünkü insanlarımızın bir çoğu mutluluğun ya da mutsuzluğun ne olduğunu “bilmiyorlar.” Bu noktada yapabildikleri şey, mutluluk nedir ya da mutluluğun formülü nedir, mutlu olmak için ne yapmak gerekir diye aramak ve elbette hiçbir sonuç elde edemeyerek bu kelimeler hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan yaşamaya devam etmek oluyor.

Nasıl mutlu olunur? Güzel bir soru. Mutlu olmak adına çaba sarf etmek akıntıya karşı kürek çekmek gibidir. Yani mutlu olmak için sinemaya gidilmez, kitap okunmaz, evlenilmez, çocuk yapılmaz. Ama sinema bileti ya da kitap hediye alınca, evlilik teklif edilince, hamile olduğunuzu öğrenince mutlu olursunuz. Evden çıkıp mağazaya giderek bir kitap aldığınızda, bu siz mutlu etmez, hissettiğiniz şey her kavuşmada hissettiğinizle aynıdır; huzurdur. İnsanlarımız huzur ve mutluluk arasında bir fark yokmuş gibi davranıyor, bu sebepten ötürü mutlu olmadıkları anlarda aslında huzurlu olduklarını değil, mutsuz olduklarını düşünüyorlar (huzursuz ya da mutsuz da olabilir ama toplumumuzun geneli mutlu olmadığında mutsuz olduğunu ileri sürüyor). Bu durum tamamen “mutluluğun olmadığı yerde mutsuzluk olur” safsatasından ileri geliyor. Oysa ben, hayatımın neredeyse her anında gerçekten “huzurluydum” diyebiliyorum. Çünkü huzurlu olmak için bir şeyler yapabilirsiniz, mutlu olmak için değil.

Peki nasıl mutlu olunur sorusuna verdiğim bu yanıtla nereye varmaya çalışıyorum? Abidin Dino gibi (?) mutluluğun resmini çizemeyeceksem, ne için boşu boşuna konuşuyorum? Çünkü mutlu olmak için çaba göstermek yerine, huzur için çaba göstermenin daha anlamlı olduğu su götürmez bir gerçek. Hemen birkaç örnekle bu savımızı destekleyelim; birçok insan üniversite okur, peki neden? Huzurlu bir yaşam sürebilmek için. Çünkü üniversite mezunu olmanın mutluluk getireceği garantisi olmasa da, huzurlu bir hayat için atılabilecek önemli bir adımdır. Aynı zamanda evlilikte öyle; ben, hiçbir evli çift görmedim ki mutlu olmak için çaba göstersin ve başarılı olsun. Aslında mutlu olmak için gösterilen her çaba, huzura çıkıyor. Şöyle ki, bir ev satın almanın “mutluluk” olduğunu ileri sürebilirsiniz, saygı da duyarım ama şiddetle karşı çıkmam gerekiyor. Çünkü ev satın almak, o an için ya da ömür boyu mutlu olmak adına yapılan bir eylem değildir. Buradaki çabanız tamamen “huzurlu bir hayat geçirmek” ve kira ödemesini dert etmemekten ibarettir.

Mutluluk Gerekli Midir?

Şahsen bana sorsanız, mutluluk hissini hiç tatmadan da bir ömür yaşayabilirim. Doğum günü ya da sürprizler ilgimi çekmez, bir kitap hediye edildiğinde elbette mutlu olurum ama bu mutluluğu hayati bir gereklilik olarak görmem. Benim için asıl önemli olan huzurdur ki bunu hayatımın her alanında yaşayabilmek gibi bir özelliğim var. Nasıl oluyor bu, diye soracak olursanız, genel olarak pişmanlık duygusunu yaşamamak adına verdiğim büyük mücadeleler sonucu başarabildiğime inanıyorum. 

Hiç mi pişmanlığım yok? Eğer üzerinde düşünürsem muhakkak olacaktır ama ben, geçmişimle alakalı düşünmeyi pek sevmem. Zira, insanların geçmişleri de beni hiçbir şekilde alakadar etmemektedir. 

Bu yazıyı ne umarak okudunuz bilmiyorum ama ben ya da bir başkası size mutluluğun formülü hakkında bir bilgi veremeyeceği gibi, mutlu olmanın yolları konusunda da yardımcı olamaz. “Bir tatile çık”, “alışveriş yap” gibi yönlendirmeler nasıl banal ise, mutlu olmak konusunda verilecek her öğütte bir o kadar banaldir. Bir insanın yapabileceği en mantıklı şey, huzurlu yaşamak, bu uğurda mücadele etmektir. 

Anlayacağınız gibi, benim fikrim mutluluğun gerekli olmadığı yönündedir. Elbette mutluluk güzel ve hayatın her alanında yaşanması gereken bir histir ve yaşanmalıdır da. Fakat bunu hayati bir gereklilik gibi gördüğünüz anda, tıpkı uyuşturucular gibi sizi kendisine mahkum edecek, yokluğuna “mutsuzluk” demenizi sağlayacaktır.

Mutluluğun formülü yoktur ve mutlu olmanın yolları diyerek verilen her öğüt çöptür. Mutluluk nedir sorusu için verilebilecek en net yanıtsa, “mutlu olmaktır.”

Yazıyı bilindik bir hikayeyle ve bilinmedik bir hata ile sona erdirmek istiyorum.

Nazım Hikmet Ran‘ın Abidin Dino ile arkadaşlığını ve birbirlerine olan hayranlıkları bilinmektedir. Nazım Hikmet Ran bir şiirinde Abidin Dino’ya şöyle seslenmektedir;

  Bana mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?

  İşin kolayına kaçmadan ama

  Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil…  

 

ve ardından, Abidin Dino, Mutluluğun Resmi isimli bir şiir kaleme almıştır.

  İşte o zaman Nazım, 

  Yapardım mutluluğun resmini 

  Buna da ne tuval yeterdi; 

  ne boya…

 

Gördüğünüz gibi, Abidin Dino hiçte mutluluğun resmi diye bir eserinden ya da böyle bir çalışma yapabileceğinden bahsetmiyor, aksine böyle bir çalışmayı yalnızca buluşup mutlu olduklarında yapabileceğini ima ediyor (şiirin tamamını okumalısınız). Nasıl mutlu olunur, sorusuna bir nevi yanıt niteliğinde. Çünkü Abidin Dino şiirinde, oldukça güç görünen bir olasılığın gerçekleşmesiyle mutlu olabileceğini ve böylece mutluluğun resmini yapabileceğini dile getiriyor. Nasıl mutlu olunur sorusu, Abidin Dino perspektifinden bakıldığında oldukça açık bir yanıt alıyor sanırım.

Şimdi belki de Mutluluğun Resmi olarak bilinen tabloyla ilgili bir şeyler söylememi bekliyorsunuz. Söyleyeyim.

Aşağıdaki resim her ne kadar Abidin Dino‘ya aitmiş gibi lanse edilse de, Dianne Dengel isimli bir sanatçıya aittir ve ismi “Home Sweet Home“dur. Çok çok az incelendiğinde bile eserdeki şemsiye ve çatıdan akan damlalar görülebiliyor. Böyle bir ortamda mutluluktan bahsetmek ne kadar doğru olabilir? Eser, oldukça açık bir şekilde, “huzurlu olmak” temasını işliyor bana kalırsa. Dianne Dengel, yoksulluğun huzurlu bir aile yapısına sahip olmayı engellemeyeceğini oldukça çarpıcı bir şekilde işlemiş. Eser her ne kadar mutlulukla ilişkilendirilse de, apaçık bir şekilde “huzurlu bir aile ortamı” resmedilmiştir. 

Dianne Dengel – Home Sweet Home

Dianne Dengel – Home Sweet Home

2012 yılında hayata gözlerini yuman Dianne Dengel’in web sitesine giderek, ilgili eseri görebilirsiniz. 


Ayrıca ilginizi çekebilir;

Irkçılık Turancılık Davası – İki Öğretmenin Savaşı

Yazar: Baturalp İlkay Gülten

Odyometrist. Anı Hırsızı isimli öykü kitabının yazarı. YazarOlmak.com'da yazar ve yazar adaylarıyla beraber kendini geliştirmeye çalışan bir gönüllü.

Yazılar E-posta Adresinize Gelsin
Hiçbir Şeyi Kaçırmayın

Nasıl yazar olunur? Kitap yayımlatmak neden zor? Bir öykü kaleme alırken nelere dikkat edilmesi gerekir? Başarılı yazarların yazar adaylarına önerileri nelerdir? Gibi sorular soruyorsanız, cevapları e-posta kutunuza gelsin.

Abonelik için teşekkürler

Bir şeyler yanlış gitti.

Yorum Yazın

Yazılar E-posta Adresinize Gelsin
Hiçbir Şeyi Kaçırmayın

Öğrenme isteğiyle dolu olanların arasına katılın

Abonelik için teşekkürler

Bir şeyler yanlış gitti.