Emrah Ateş – 5 Soru İle “Yazar Olmak”

5 Soru İle “Yazar Olmak” serisinin üçüncü konuğu Emrah Ateş.

Emrah Ateş Kimdir?

Emrah Ateş, 1989 İstanbul doğumlu. Aslen Karslı. Anadolu Üniversitesi Radyo Tv Programcılığı ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümlerini okudu. Lastikçi çıraklığından- tabelacı kalfasına, pazarcılıktan- lojistik sorumluluğuna kadar pek çok iş yaptı. Şu an bir tekstil firmasında Süreç Geliştirme Uzmanı olarak çalışıyor.

Yaklaşık on yıldır çeşitli blog ve internet sitelerinde öykü, anı, şiir ve deneme yazıları yazdı. İlk kitabı Hayat Meyhanesi isimli öykü kitabı (Kent Kitap) 2015 Mayıs ayında yayımlandı. İkinci kitabı Anı Koleksiyoncusu (öykü) yine Kent Kitap etiketiyle 2016 Eylül ayında yayımlandı.

Öyküleri, Birgün Pazar, Edebiyatist, Öykülem, Çevdimdışı İstanbul, Papirus, Edebiyat Nöbeti, Arka Kapak, Tmolos Edebiyat, Şehir Edebiyat vb dergilerde ve fanzinlerde yer aldı. Kaybolan Defterler, Galata Mecmua gibi E-Dergilerde öykü ve deneme yazıları yazdı. ”Roka Kültür Sanat” dergisinin yayın kurulunda yer aldı. 2017 yılında Edebiyatist’in çıkardığı Pati Öyküleri isimli kitap projesinde yer aldı. 2016 Ekim ayından 2017 Haziran’ına kadar Radyo Arel’de “Homerostan Bize Kalan” isimli edebiyat programı yaptı

Mail: emrh.atess@gmail.com
İnternet sitesi: emrahates.net
instagram: @hikayeadami
twitter:       @hikayeadami
facebook:   /hikayeadami

5 Soru İle “Yazar Olmak”

1. Yazar kelimesini sözlük manası dışında nasıl tanımlarsınız?

Yazar, yaratandır benim için. Yeni bir dünya yaratırsınız; o dünyaya yeni insanlar, yeni zamanlar, mekanlar, objeler… İşin en güzel yanı sınırsızdır bu. Yazar, yarattığına istediğini yaptırabilir. Müthiş değil mi?

2. Sizce bir yazarın kalemini güçlü kılan en önemli etken nedir?

 Buna cevap olarak hemen “hayal gücü” kelimesini vermek isterdim ama bilinen bir gerçek vardır ki hayal gücü tek başına hiçbir işe yaramaz. Nasıl ki bir ressam hayal ettiğini resmedebildiğinde ressam ise, yazar da hayalini, yaşadıklarını, düşündüklerini kalame alabildiği sürece yazardır. O yüzden bence yazarı en güçlü kılan şey de zihnindekini kağıt üzerinde yaşatabilmesidir. Üstelik öyle süslü laflarla, aforizmalarla falan da geçiştirilemeyecek bir şeydir bu. Geçiştirip de çok satanlar var ama siz bakmayın onlara. Hiçbirini  3-5 yıl sonra hatırlamayacağız neticede. Ama Proust, bundan 100 yıl sonra da Proust olarak hatırlanacaktır. 

Sadık Hidayet’in o nefis romanı Kör Baykuş’ta şöyle bir cümle var “Kapı bir ölü ağzı gibi açıktı.” Ben vurulmuştum bu cümleye. Hele ki zamanında bir ölüyü gerçekten gören biriyseniz daha çok vurur sizi. Yani yazar olmak için vurucu olmak da lazım. Kimi, neresinden vuracağını iyi bilendir yazar.

3. Bir yazar neyi çok iyi yapmalı, neyi hiç yapmamalıdır?

Yazar disiplinlidir. Oturup bir köşede bana ilham gelsin diye beklemeyip o ilhamı aramalıdır. Ne kadar çok yazarsa o kadar çok öğrenir yazar. En çok kendisine öğretir. Gogol’u yıllar sonra hala okuyabiliyorsak onun hastalık derecesindeki yazma disiplininden gelir.

Pes etmemelidir yazar. Kırılmamalıdır. Yazmaya küsmemelidir. Boksa başlamamalıdır.

4. Sizce 2017 yılı itibariyle Türk Edebiyatı’nın durumu ardımızda bıraktığımız 50 yıla göre iyiye mi yoksa kötüye mi gidiyor?

Kesinlikle daha kötüye gidiyor. Hem de her açıdan… Günümüzde artık yazarlık herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bir şey haline geldi. Nasıl ki parası olan bir dönem albüm yapıp meşhur olmaya çalışıyorduysa artık aynısı kitap basmak için de geçerli.

Kötü yazarların, kötü kitapları çok satıyor. Ya da ne bileyim her nasıl oluyorsa kötü yazarlar geçmişin iyi yazarlarının adına ödül alabiliyorlar. İyi yazarların kitapları kötü kapaklarla basılabiliyor. Edebiyata yön veren yazarlar magazin malzemesi oluyor. Bu ülkede şiir sokakta diye bir bok çıktı misal, insanlar gitti Oğuz Atayın mezar taşını karaladı. Sorsan en çok sevdiği kitap Tutunamayanlar’dır ama okumamıştır bile. Kitapla tek alakası toplu taşımada tutunamadan gitmektir.

Edebiyat dergileri bundan 50 yıl önce yazar olmak isteyenin mutfağıydı. Ama şimdi olay daha da sancılı. İyi dergilerse kapandı, kapanıyor hâlâ…

Ama tüm bunlara rağmen edebiyat umuttur. Sevdiğin bir yazarın kitabı yeni bir çeviri alır; sevinirsiniz. Sevdiğiniz bir yazar yıllar sonra bir kitap yazar; yine sevinirsiniz.  O yüzden ne olursa olsun iyi ki var… İyi ki. Okur seçiciliğini arttırıp bazı şeylere tepki gösterirse kim bilir belki bazı şeyler de düzelir.

5. Son olarak, yazar ve yazar adaylarına önerileriniz nelerdir?

Kaleme ve kağıda saygı gösterin. Eğer yazdıklarınıza saygınız yoksa kimseyi yazar olduğunuza inandıramazsınız. Sevdalanın ona. Sevmeden olmaz arkadaşlar. Sevmeden olmaz…

5 Soru İle “Yazar Olmak” – Emrah Ateş


Ayrıca ilginizi çekebilir;

Emre Kongar – 5 Soru İle “Yazar Olmak”

Baturalp İlkay Gülten – 5 Soru İle “Yazar Olmak”

Yazılar E-posta Adresinize Gelsin
Hiçbir Şeyi Kaçırmayın

Nasıl yazar olunur? Kitap yayımlatmak neden zor? Bir öykü kaleme alırken nelere dikkat edilmesi gerekir? Başarılı yazarların yazar adaylarına önerileri nelerdir? Gibi sorular soruyorsanız, cevapları e-posta kutunuza gelsin.

Abonelik için teşekkürler

Bir şeyler yanlış gitti.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazılar E-posta Adresinize Gelsin
Hiçbir Şeyi Kaçırmayın

Öğrenme isteğiyle dolu olanların arasına katılın

Abonelik için teşekkürler

Bir şeyler yanlış gitti.