Baturalp İlkay Gülten – Kulaksız (Altıntı)

Merhaba,

Uzun zamandır paylaşım yapmadığımızı fark ettim ve yeni kitabımdaki bir öyküden küçük bir bölümü paylaşmak istedim. İyi okumalar.

 

Vakit ilerledikçe yeni insanlarla dolmuştu bar, hiç boş masa kalmamıştı. Yeni gelen insanlar bar çalışanlarına yer olup olmadığını soruyor, olumsuz yanıt alınca inançsız bir şekilde hızlıca mekâna göz gezdiriyor, ardından dışarı çıkmak zorunda kalıyorlardı. Benim masamın etrafındaki boş sandalyeler oraya buraya dağıtılmış, yalnız olduğum ve bu mekândan çıkana kadar da yalnız olacağım -bir mucize olmazsa- mekândaki tüm insanlara aleni bir şekilde sunulmuştu. Çevremdeki masalarda kadınlar saçlarını daha belirgin okşamaya, erkekler konuşurken usul usul kadınlara sokulmaya başlamıştı bile. Ortalık şen şakrak kahkahalar atan çakırkeyif insanlarla doluyken, kendimi herkesin ortasında, bu keyifli gecede oyunbozanlık yapan tek kişi gibi hissettim. Sanki onların neşesini burun deliklerimden içimdeki karanlığa çekmek istiyor gibi bir elim masanın üstündeki bira bardağını tutuyor, diğeri ölü bir balık gibi hemen yanında duruyordu. Böyle görünüşte sakin, içten içe kasırgalarla sürüp giden saatler benim için günah çıkarma ayini gibiydi; tüm günahlarımı gözeneklerimden boşluğa bırakıyordum. Tüm pişmanlıklarımı, kabul ettiğim hatalarımı başkalarının üzerine yıkmak için geçerli bahaneleri bulmak adına yalnızlığımdan rahatlıkla güç alabiliyordum. Çünkü o anda evrendeki herkes beni yalnız bıraktığı için suçluydu gözümde; eğlenen insanlara herhangi bir nefret duymasam da, onları dünyada olan herhangi kötü bir şey için suçlamam gayet mantıklıydı. Yalnızlığın insan için tek güzel yanı, her zaman haklı olmaktır. Size muhalefet edecek tek bir insan bile yoktur, her şeyi her zaman kendiniz, kendiniz için yaparsınız. Suçlar, ötekileştirir, aşağılar, nefret eder ama hiç kimseden tepki görmezsiniz. Bu nedenle uzun süre boyunca yalnız kalmış, yalnızlığın o ağır örtüsü altında yorulduğunu fark etmeden, olması gerekenin bu olduğunu düşünerek yaşamış insanların hayatına yeni biri girdiğinde, yani yalnızlığı balyozla tuzla buz edilmek istendiğinde -bir dost ya da sevgili olabilir bu- kabul dönemi gayet sancılı olur. Yalnızlığa alışan insan için öncelik her zaman kendisidir; her koşulda haklıdır ve arzuları her şeyden daha önemlidir. Kendini bildi bileli her şeyi kendisine reva görmüştür, kurallarını koymuş ve adımlarını bu kurallara göre atmıştır. Gerektiği zaman kurallarını yerle bir etse de, kuralları bozmanın da kuralların içerisinde olduğuna kendini inandırmıştır.

                Elbette tüm bu duvarların yıkılacağı gün geliyor, bu konuya açık açık değinmeyeceğim, yalnızca birkaç söz söylemek istiyorum. Duvarlar yıkıldığında, çırılçıplak kalındığında yaşanan şok ve kabullenme süreci daha zor, yıpratıcı ve yer yer yıkıcı oluyor. Her zaman yalnızca kendiniz varken, bir anda çoğalıyorsunuz. İki kişilik yakınmalar, iki kişilik düşünceler ve iki kişilik bencillikler. Bir taraf her zaman diğer tarafın örtüsünü kaldırmak ve onu kendi dünyasının içine çekmek için çaba gösteriyor. Aslına bakarsanız bu mücadele iki taraf için de oldukça zor ve hayal kırıklığı eşit paylaşıma müsait. Yine de çok daha tehlikeli bir durum var; hadi biraz daha zora sokalım. Diyelim ki her iki insan da yalnızlığın koruyucu örtüsü altında yaşamaya alışmış ama nasıl olduysa ikisi de birbirinin örtüsünü kaldırmak istiyor, bu bir mücadeleden çok savaşa benzemez miydi? ‘Önce elindeki kozunu göreyim’ diyen iki acemi kumarbaz gibi birbirlerinin örtülerini kaldırmaya, duvarlarını yıkmaya çalışanlardan hangisi daha önce pes edip çırılçıplak durmayı göze alabilirdi?

Baturalp İlkay Gülten – Kulaksız

Yazar: Baturalp İlkay Gülten

Odyometrist. Anı Hırsızı isimli öykü kitabının yazarı. YazarOlmak.com'da yazar ve yazar adaylarıyla beraber kendini geliştirmeye çalışan bir gönüllü.

Yazılar E-posta Adresinize Gelsin
Hiçbir Şeyi Kaçırmayın

Nasıl yazar olunur? Kitap yayımlatmak neden zor? Bir öykü kaleme alırken nelere dikkat edilmesi gerekir? Başarılı yazarların yazar adaylarına önerileri nelerdir? Gibi sorular soruyorsanız, cevapları e-posta kutunuza gelsin.

Abonelik için teşekkürler

Bir şeyler yanlış gitti.

Yorum Yazın

Yazılar E-posta Adresinize Gelsin
Hiçbir Şeyi Kaçırmayın

Öğrenme isteğiyle dolu olanların arasına katılın

Abonelik için teşekkürler

Bir şeyler yanlış gitti.